Türcülük Doğaldır

Doğal olan her şey en iyisidir dürtüsüyle yanıp tutuşan naif güruh eski eğlencesi olan teknoloji karşıtlığını bırakıp türcülük karşıtlığına geçmiş gibi gözüküyor. Teknoloji karşıtlığı; şehirlerde yaşadığımız için özümüzden koptuğumuzu iddia eden, ve teknoloji olmasaydı ortalama 35 yıl yaşayacağını bilmeyen insanlar tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmıştı. Bir hayvan türü olarak fazla ileri gittiğimizi öne sürenlerin yeni iddiasına göre türcülük ırkçılığa denktir ve doğa dışıdır. Halbuki türcülük ne ırkçılıktır ne de doğa dışıdır.

Öncelikle türcülük doğaldır. Bir hayvan türünün kendi türünü diğerlerinin önüne koyması sadece doğal değil, aynı zamanda evrimsel açıdan zorunluluktur. Hayvan sevgisi takdir edilecek bir durum; kişisel disiplinden, ahlaki inanıştan veya dinden ötürü hayvan yememek kişinin kendi bileceği bir iş ve kişisel fikrime göre de takdir edilesi. Gelgelelim et yemeyi vahşet olarak addetmek ve et yiyenlere saldırmak haddini bilmez bir davranış. Doğal olmamaktan bu kadar yakınan insanların köpek dişli bir omnivor olmasına rağmen et yememenin doğal olmadığının farkında olmaması ise gülünç bir durum.

cute

insan yemeyen ama fare yiyen iki yüzlü türcü ve faşist kedi

İnsan hem etçil hem otçuldur. İkisini de yemesi gerekecek biçimde evrimleşmiştir. Et yemeli miyiz tartışmasını tek başına anlamsızlaştıran köpek dişini evrimle kazanmamızı sağlayan 2 milyon yıl önceki insanımsı primatlar, yırtıcıların leşlerini yiyerek proteinle beynin gelişmesini sağlamıştır. Et olmasaydı insanımsıların diğer primatlardan bir farkı olmazdı. Et yemenin birkaç yüzyıl önce siyasi sebeplerden yüceltildiğini zanneden bilimdışı iddialar evrimin milyon yıllık zorunluluklarının yanında bahsi geçmeyecek kadar anlamsızdır, dolayısıyla erkek egemenliğiyle eti bağdaştıran rezil iddiaların Dünya’nın öküzün boynuzları arasında durduğu iddialarından bir farkı yoktur, yaşadığı çağdaki bin yıllık bilimsel ilerleme dışında.

Et yeme meselesinin türcülükle ilişkisi şundan kaynaklanıyor, türcülüğün kötü bir şey olduğunu iddia edenler dana eti yendiğinin fakat köpek eti yenmediğini söylüyorlar. Et yiyen bir insana, kendisinin köpeği olduğunu hatırlatıp onu da yer miydin diye soruyorlar. Esasen bu sorudaki yetersizlik insanın yediği hayvan konusunda seçim yapan tek canlı olduğu sanrısından kaynaklanıyor. Doğada hayvanlar önüne gelen her canlıyı yemez, avı konusunda seçici olmak insana mahsus bir şey değil. Evcil köpeğin yenmediği meselesine gelince, elbette ki insanlar köpeği yemezler. Evrimle insan ve köpek arasında bağ oluşmuştur, insanlarla yakınlaşan bazı kurtlar insanlarla yaşadığı ve onlar tarafından seçildiği için köpeğe evrilmiştir. Köpek insanların artıklarıyla beslendiği için bu birlikteliği seçmiştir, insan ise kendine fiziksel koruyucu bulduğu için. İnsan ve köpek arasında mutualist ilişki vardır. Köpek insanın avı değildir, hiçbir zaman da olmamıştır, yenmesi için hiçbir sebep yoktur ve danaların aksine yenmemesi tamamen doğaldır. Doğada halihazırda hiçbir mutualist hayvan birbirini yemez, bir gergedan asla üzerindeki keneleri temizleyen kuşları yemeye kalkışmaz.

İnsanın yediği hayvan konusunda tür kayırması tamamen doğaldır. Kediyi, köpeği yemeyip başka hayvanları yemesi doğa dışı bir davranış değildir; bu tarz ayrımcılık bütün hayvanlarda görülür. Türcülük asla ırkçılık, cinsiyetçilik veya homofobi gibi bir ayrımcılık olamaz. Bu ayrımcılıklar insan türü içindeki tamamen eşit bireylere yapılan hiçbir biyolojik dayanağı olmayan haksızlıklardır. Türcülük ise doğadaki her hayvanda görülen türün kendini diğerlerine karşı koruma dürtüsüdür. Oldukça basit açıklamak gerekirse bir aslan hiçbir zaman başka bir aslana saldırmaz, kendi türünü en iyi şekilde devam ettirebilmek için ceylana saldırır.

tumblr_mew6lzoGtf1qhh6n0o1_500 (1)

hayatında besin piramidi tabirini duymamışlar tarafından yapılan dünyanın en hatalı görseli

İnsan besin zincirinin en tepesinedir. Bunu iddia etmek insanı doğadan soyutlamaya çalışmak değildir. İnsanın kendini besin zincirinin en tepesinde hangi hakla gördüğünü sorgulayanlar besin zincirinin ne demek olduğunu bilmiyor olmalılar, bunu reddetmek bilen insan için mümkün değil. İnsan tabii ki besin zincirinin tepesindedir, bütün hayvanları yakalayıp avlayabilir; bunu söylemek insan canı diğer hayvanların ve bitkilerin (hep unutulurlar bu tartışmada) canından kıymetlidir demekten ziyade açık bir gözlemdir.

Türcülük doğaldır, et yemeyen bir omnivor olmak ise doğal değildir. Türcülük her hayvanda görülen evrimle kazanılmış bir özelliktir. İnkar edenlerin şu soruları cevaplaması lazım, yanan bir binadan hangisini kurtarırsınız, köpeği mi insanı mı? İnsanı elbette, bu kolay soruydu. Peki bir seçeneğin ölmesini seçmek zorunda kalsanız hangisini seçersiniz; 100 geyik mi, 50 köpek mi, 1 insan mı? 10 bin geyik mi, 1 insan mı? 1 milyon köpek mi, 1 insan mı? Abartılı sayılarda dahi insanı kurtarmayı seçiyorsanız tebrikler, türcüsünüz ve bu tamamen doğal ve doğru bir davranış.

Reklamlar

10 thoughts on “Türcülük Doğaldır

  1. Hayatımda okuduğum en saçma yazılardan bir tanesi. Hep aynı laflar; köpek dişleri, evrim, beyin… Atalarımızdan örnekler vererek komik duruma düşüyorsunuz. Canlılığa epey uzak olduğunuzu fark ettim yazınızda. 30 bin sene önce atalarımız mağaralarda yamyamlık yapıyordu, bu da doğal mı? Size göre insan köleliği de doğal, kapitalizm de… Aslında uzun bir yazıyla karşılık verecektim ama değmeyeceğini anladım. Son olarak vejetaryenlik hakkında biraz daha araştırma yapmanızı tavsiye ediyorum. Özellikle bilime çağ atlatan Einstein, Darwin, Nikola Tesla vs. gibi bilim insanlarının vejetaryenlik hakkındaki notlarını okuyun. Ekolojik boyutlarını da araştırabilirsiniz. Sizin sandığınız kadar basit değil bu konu. Yani ”omnivoruz bu yüzden et yememiz doğal” lafı, Doğaya Yönelim Safsatasıdır. Noam Chomsky’nin vejetaryenlik hakkında bir tahmini var; Gerçekleşmesi yüzyıl mı alır onu bilemem ama eğer toplumların gelişimleri bir felaketle ya da bugünden öngöremediğimiz bir etkiyle kesintiye uğramazsa, insanlığın vejetaryenliğe geçişi ve hayvan haklarının yükselişi beni kesinlikle şaşırtmayacaktır.” Daha fazlası için;

    ”Meat the Truth” belgeselini de vaktiniz varsa izlemelisiniz. Vejetaryenlik hakkında izlediğim en iyi belgesellerden bir tanesidir. Bilimsel verilerin ön planda olduğu bir belgeseldir. Yazı için teşekkürler.

    • Teşekkürler uzun yazı için fakat bir filoloğun biyoloji ve evrim konusundaki düşüncelerini ciddiye almam mümkün değil.

      Köpek dişleri, evrim ve beyin örneklerine hep aynı laflar diyor olmanız güzel çünkü gerçekten bilimsel yazı okuduğunuz anlamına geliyor.

      Et yeme üzerine bir yazıdan köleliğe çıkmanız konusunda yorum yapamayacağım çünkü anlamadım.

  2. Sanırım bir yanlış anlama oldu. Noam Chomsky’nin sözünü vermemin sebebi vejetaryenliğin doğru olduğunun ispatı değil.Otoriteye başvurma gibi bir durum da söz konusu değil. Bir de, filoloğun, biyoloji ve evrim konusundaki görüşlerini ciddiye almam demişsiniz. Burda da dediğiniz tam olarak doğru değil. Başta Darwin olmak üzere, Richard Dawkins gibi pekçok ünlü evrimcinin vejetaryenlik hakkında pozitif düşünceleri bilinmektedir. Size göre, Darwin’in, ”vejetaryenlik vaciptir” demesi vejetaryen olmak istemenize yetecek galiba. Bu da sakat bir mantık. Daha da önemlisi, eğer amacım vejetaryenliği bilimsel bir kurama dönüştürmeye çalışmak olsaydı Chomsky yerine evrimcilerin görüşlerine yer verirdim Ama konumuz vejetaryenliğin ispatı değil zaten; çünkü vejetaryenlik bilimsel bir kuram değil. Chomsky’nin sözünü vermemin sebebi, kafalarını kuma gömmüş fanatik karnistlerin aslında dünyadan ne kadar kopuk yaşadıklarını göstermek istememdi. Yani, konu ne evrim, ne de doğallıktır. Konu; etik bir tercihtir. Hiçbir bilimsel kuramla ispatlanması ya da çürütülmesi de mümkün değildir. Ama şunu da vurgulamak gerekir; biz kendi düşüncelerimizi çok fazla önemsiyoruz. Bu yüzden kafamızı birazcık kaldırıp, ”acaba, bu bilim adamları, filozoflar vs ne diyor” diye de araştırmak lazım. Ya da vejetaryenler hangi argümanlarla et yemeyi reddediyor diyebilmek lazım. Zaten uyanış bundan sonra başlıyor. Unutulmaması gereken nokta; bilime çağ atlatan bilim insanları her zaman geleceği görerek önemli buluşlar, katkılar sağlamışlardır bilime. Elbette biz Einstein’ın, Tesla’nın, Edison’un, Chomsky’nin, Brian Green’in vejetaryenlik hakkındaki görüşlerini ciddiye alacağız. Çünkü; gezegenimizi etkileyen bir kültür haline gelmiştir besi hayvancılığı. Her ne kadar vejetaryenlik bilimsel kuram olmasa da herkesin en azından ekolojik sebebleri göz önünde bulundurup bir tercih yapması gerekmektedir. 2 seçeneğimiz var; ya et yiyeceksin ya da yemeyeceksin. Et yediğin zaman endüstride yaşanan korkunç işkencelere para ödersin. Bununla da kalmaz; doğayı tahribata uğratırsın(hayvanları şişirmek için yedirilen onca tahıl, kirletilen sular, metan gazı vs). Et yemediğin zaman doğaya verebileceğin minimum zararı vermiş olursun. Hem de et endüstrisinden, vahşi kasaplardan, köleleştirilmiş hayvanları kurtarırsın. Bu noktada bireysel eylemle nasıl katkı sağlayabilirim ki diyebilirsin. İnsan köleliği de dahil geçmişte utanarak andığımız bütün kötü anılar bireysel eylemden toplumsala dönüşmüştür. Malcom X bu konuda mükemmel bir örnek. Et yeme tercihi de kuşkusuz insan köleliğiyle aynı kategoride değerlendirilecektir. Gelecek nesiller, YouTube’ dan mezbaha videolarını izlediklerinde, nasıl işkenceler ettiğimizi ve bu işkencelere para ödediğimizi gördüklerinde bunun delilik olduğunu söyleyeceklerdir. Bunu tahmin edebilmek zor değil diye düşünüyorum. Yapay et sayesinde, ekolojik nedenlerden dolayı bu çok kısa sürecek. Et yemenin yasaklandığı günleri göreceğiz. Bunlar kafamdan uydurduğum şeyler değil, gerçekten olacak olan şeyler bunlar. Google’ın kurucusu Sergey Brin, yapay et teknolojisinin arkasındaki finansal güç. Bill Gates’in yakın zamanda kişisel sitesinden yayınladığı bir makale vardı; ”Etin Geleceği Vegan” diye. Bu tahminlerim bu yüzdendir. Küresel ısınmanın ne denli tehlikeli boyutlar ulaştığını çok iyi biliyorum. Bu küresel ısınmanın en önemli nedeni et endüstrisidir.

    Dediklerimi özetlersem, artık et yemek sadece kişisel bir tercih olmaktan çıkmıştır. Yani sıkça duyduğum ”bu benim tercihim sanane” sözleri gerçeği yansıtmıyor. Her duyarlı insanın bu tercihi yapanlara gerçekleri anlatma görevi vardır. Şu an benim de yaptığım budur. Kimsenin özgürlüğüne karışmak gibi bir niyetim yoktur. Zaten vegan olan bir insan her türlü özgürlük hareketini destekler. Irkçılık, türcülük, homofobik gibi terimler veganlara uzaktır. Bazı linkler ekliyorum yazıya. Eğer zamanın varsa izlemeni, okumanı rica ediyorum. Ben de cevap için teşekkür ederim.

    Üsteki videonun daha kısa hali; http://www.youtube.com/watch?v=ti-WcnqUwLM

    http://www.gatesnotes.com/About-Bill-Gates/Future-of-Food

    http://hayvanozgurlugucevirileri.com/belgeseller/21-yuzyil-devrimi-dr-steve-
    best/

    http://www.idefix.com/kitap/hayvanlar-ne-ister-marian-stamp-dawkins/tanim.asp?sid=FVR0W582KN8NP33T897S

    • Newton simyaya inanıyordu. Evrimci Russel Wallace ruh çağırıyordu. DNA’yı bulan James Watson, zencilerin beyazlar kadar zeki olmadığını savunuyordu ve açık bir KKK üyesiydi.

      Bilimcilerin ve felsefecilerin (diğerlerini saymıyorum bile) şahsi olarak hayat konusundaki düşüncelerinin zerre önemi yok. Önemli olan bilimsel verilerdir, bilimsel yöntem budur. Bir besinin insan vücudundaki eksikliğinin doğurduğu sonuçlar ve olmasaydı gelecek nesiller üzerindeki etkileridir önemli olan.

      Et yemek istemiyorsanız yemezsiniz, hayvanları korumak istiyorsanız korursunuz bu iyi bir şey fakat daha az vahşi geliyor diye ideal olanın olduğunu savunmak dolandırıcılıktır. Suni et gerçekten bir gün yapılırsa eğer harika bir şey olur, et yemek yaygınlaşır, yeterince protein alamayan insanlar protein almış olur.

      Dediğim gibi dinden veya kişisel disiplinden dolayı et yemiyorsanız bununla bir sorunum olamaz zaten, hatta saygı duyulası olarak gördüğümü de söyledim, bir çeşit fedakarlık bu. Fakat ideal olan bu değil, bu lüks bir şey.

      Bir şeyin daha az vahşi olduğu için doğal olduğunu savunuyorsanız hiç belgesel izlememişsiniz.

  3. Arkadaşım sen mevzuyu yanlış anlamışsın. Biz veganlar, omnivor olduğumuzu biliyoruz. Ama şu varsayımı doğru kabul etmiyoruz: “Evrimsel sürecin insan doğasına işlediği her ihtiyacın karşılanması ve her özelliğin kullanılması meşrudur.” Biz veganlar da et yemek süt içmek istiyoruz. Kendi türümüzdeki canlılara “doğal olarak” daha çok yakınlık hissediyoruz. Tabi ki isteklerimiz ve güdülerimiz önce onların geldiği yönünde. Fakat biz acıyı azaltmak için bu güdülerimize direnmeyi seçiyoruz.Biz doğal isteklerimize direnerek mümkün olabildiğince daha çok sayıda canlının ACI çekmesini önlemeye çalışıyoruz. Bunu yaparken de hiçbir varlığa her ne kadar içimizden yapmak istesek de öncelik tanımaya kalkışmıyoruz. Acı çeken bir varlığın, acı çekmesini engellemeye çalışmak İYİDİR. Engelleyebiliyorsan, ama engellemek için bazı zorluklara direnmen gerekiyorsa ve sen engellemiyorsan o zaman kusura bakma o zaman bu iyi bir davranış olmuyor.

    Senin argümanın et yeme,kendi türünü koruma güdüsünün insanın doğal yapısının bir parçası olmasının et yemeyi ve kendi türünü öne koymayı(her nasılsa) meşru kıldığı yönünde. Biz zaten insan doğasında bu güdülerin var olduğunu ve bunların evrimsel süreç neticesinde bir zorunluluk neticesinde çıktığını inkar etmiyoruz ki.
    Senin argümanında var olan bu temel varsayımı şu şekilde genelleştiriyorum: “İnsan doğasında yer alan temel güdülerin yol açtığı davranışların bazıları, bu güdülerin bir doğal zorunluluk neticesinde var olmasından ötürü meşrudur.” Arkadaşım, sana soruyorum , içimizdeki bu et yeme isteğinin ve benzer güdülerin nasıl var olduğu neden önemli olsun ki. İster bir genin sonucu olsun, ister çevresel koşulların sonucu olsun, bu istek ve güdüler kötü şeylere yol açıyor ve her ne kadar zorlansam da ben bunlara direnerek yaşayabiliyorum.

    Yani sonuç olarak şöyle bağlıyorum. Senin argümanın hayvanların katledilmesinin , acı çekmesinin nasıl aslında kötü birşey olmadığından bahsetmiyor. Sen bu kötülüğün kaynağı doğal ve zorunlu olduğu için uygulanmasının meşru olduğunu savunuyorsun.

    Vav, kanım dondu.

  4. Türcülük doğaldır? Çağdışı bir yazı. Bilimsellikten çok uzak, rezil bir yazı. Ne diyeceğimi bilememedim. 21. yüzyılda türcü olmak bir seçimdir; rezil bir seçimdir. Hele son paragrafın Dünya tarihinin gördüğü en rezil yaklaşım. Hipotetik, steril yaklaşımlarla dırdır edeceğine aç etoloji kitapları oku, biyoloji kitapları oku, Dawkins oku, belki böylelikle 21. yüzyıl insanına yakışan bir forma dönüşürsün. Yazın hatalarla dolu. Üşenmesem tek tek hatalarını gösterip rezil edeceğim ama gerek yok. Sanırım Dawkins’ten yapacağım alıntılar yeterli olacak;

    Son zamanlarda, dostluk duygularımızın nesnesi olarak tüm insan türünü alma yolunda, ırkçılık ve vatanseverliğe karşı bir eğilim oluşmakta. Özverimizin bu insancıl genleşmesinin ilginç bir sonucu var ki, “türün iyiliği” fikrini destekliyor. Politik anlamdaki liberaller -türün etiği konusunun en inandırıcı sözcüleri-, şimdilerde özveri sınırlarını biraz daha genişleterek başka türleri de içine alanları küçük görmekteler. İnsanların barınma şartlarını iyileştirmek yerine, büyük balinaların öldürülmesini önlemekle ilgilendiğimi söylediğim takdirde, sanırım kimi arkadaşlarımı epey şaşırtmış olacağım. – Richard Dawkins

    Kişinin kendi türünün üyelerinin başka türlerin üyelerine kıyasla özel ahlaksal değer hak ettikleri duygusu eski ve derindir. Savaş zamanı dışında, insan öldürmek genelde işlenebilecek en ciddi suçtur. Bizim kültürümüzde daha da şiddetle yasaklanmış bir tek şey var; o da insan yemek (ölmüş bile olsalar). Bununla birlikte, başka türlerin üyelerini yemekten hoşlanıyoruz. Birçoğumuz, canilere bile ölüm cezası uygulanması düşüncesinden iğrenirler; Öte yandan da, ılımlı ‘hayvan zararlılarının’ yargılanmaksızın vurulmasını neşeyle desteklerler. Aslında, diğer zararsız türlerin üyelerini zevk ve eğlence için öldürürüz. İnsansı duyguları bir amipten daha fazla olmayan bir insan dölütü, yetişkin bir şempanzeye gösterilenden çok daha ileri bir saygı ve koruma altındadır. Yine de, şempanzenin duyguları vardır, düşünür ve -son deneysel kanıtlara göre- bir çeşit insan dilini öğrenebilir. Dölüt ise kendi türümüze aittir ve bu nedenle anında özel hak ve ayrıcalıklarla donatılır. – Richard Dawkins

    Kliniklere bomba atan ve iyi doktorları öldüren fanatik kürtaj karşıtlarının, incelendikleri zaman su katılmamış birer türcü olduğu ortaya çıkıyor. Yetişkin bir inek, ahlak açısından, her türlü makul ölçüte göre, doğmamış bir bebekten daha çok sevgi ve yakınlığımızı hak eder. Kürtaj doktoruna “Cani!” diye haykıran yaşam yanlısı kişi, eve gidip bifteğini yer. Dr. Dolittle ile büyümüş olan hiçbir çocuğun gözünden bu çifte standart kaçmaz. İncil ile büyütülmüş bir çocuksa elbette bunu göremez. – Richard Dawkins

    Eğer Şempanzelerin bilinçleri varsa, eğer onlar soyutlamalar yapabiliyorlarsa, bugüne kadar “insan hakları” olarak tanımlanmış şeylere de sahip olamazlar mı? Onu öldürmenin cinayet sayılması için, şempanzenin ne kadar zeki olması gerekir? Misyonerlerin onu dine davet etmeye layık görmeleri için başka ne gibi nitelikler göstermesi istenmektedir? – Carl Sagan

    Diğer hayvanları köleleştiren, hadım eden, üzerinde deney yapan ve onlardan biftek yapan insanların, hayvanların acı hissetmediğine dair anlaşılması kolay bir eğilimi var. İnsanlar ve “hayvanlar” arasındaki keskin ayrım, eğer biz hayvanları zerre kadar pişmanlık ya da suçluluk duygusu hissetmeden irademize boyun eğdirmek, bizler için çalıştırmak, onları giymek, onları yemek istiyorsak hayati öneme sahiptir. Hayvanlar fazlasıyla bizim gibiler. – Carl Sagan

    Sözlerin kaynağına Vikisöz’den ulaşabilirsin.

    Bu arada türcülüğün ne olduğunu da bilmiyorsun cidden sana diyecek kelime bulamıyorum, nasıl yazabildin böyle saçma bir yazıyı? Türcülük son zamanlar sıkça kullanılmaya başladı ve kullanılmaya da devam edecek. Dediğim gibi aç bir iki kitap oku ve bu cahilliğini yen. Dur ben yardımcı olayım sana: Oxford İngilizce Sözlüğü türcülüğü “insan türünün üstünlüğü varsayımına dayanarak belli hayvan türlerinin sömürülmesi ya da ayrımcılığa uğratılması” şeklinde tanımlıyor.

  5. Türcülük doğaldır demekle ırkçılık doğaldır demek arasında hiçbir fark yok. Bu tür kavramlar Türkiye’ye geç ulaştığından, senin de bu konuyu bilimsel kaynaklardan araştırmaktansa kişisel yargılarda bulunmayı tercih etmen feci şekilde atak davranmana sebep olmuş, bunun sonucunda da “türcülük doğaldır” gibi kesin yargılarda bulunulan bir makale çıkmış ortaya. Koyduğun 2 görselle de bunu taçlandırmışsın. Mesela makalende şöyle demişsin; “insan yemeyen ama fare yiyen iki yüzlü türcü ve faşist kedi”. Türcülüğün ne anlama geldiğini araştırmanı tavsiye ediyorum. Verdiğin kedi örneği çok bariz bir şekilde hatalıdır. Aslında türcülük konusuyla da uzaktan yakından alakası yoktur. Neden mi? Kedi, eğer ki insanı avlayabilme becerisine sahip olsaydı tabii ki hiç düşünmeden yerdi. Kedinin insanı yememesi insanlara daha fazla değer biçmesinden değil, insanı avlayabilme becerisi olmadığından. Kedinin önüne hazırlanmış bir insan eti koyarsan onun için fark eden bir şey olmaz, sıradan bir etmiş gibi yer. Dolayısıyla etik kaygıları gelişmiş olan insanla kediyi aynı kefeye koyman ve kıyaslaman çok büyük hatan olmuş. Atladığın bir diğer noktada hayvanlar, en kolay avlayabildiği, enerjisini en verimli kullanabildiği hayvanları avlayıp, yer. Eğer karşısına çok güçlü çıkan bir hayvan olursa onu avlamaya çalışmaz, daha güçsüz bir hayvanı hedef olarak belirler. Hayvan davranışları konusunda biraz daha bilgi sahibi olmalısın. Jane Goodall ve Frans De Waal bu konuda sana yardımcı olabilirler. Türkçe kitapları da kitapçılarda satılmakta. Türcülük bilimde artık dışlanmaya başlanan bir olgu haline geldi. Bu yüzden yazdığın bu yazı kişisel yargılarından öteye gitmez. Eğer ingilizceniz varsa aşağıya koyduğum Michael Shermer’in yazısını okumanızı ve Richard Dawkins’in kısa videosunu izlemenizi rica ediyorum. Bir de beğendiğim türkçe bir makale koyacağım. Okuduktan ve izledikten sonra yanıt verirseniz sevinirim.

    http://www.michaelshermer.com/2014/01/confessions-of-a-speciesist/

    http://okanakinci.com/2014/07/31/evrim-teorisi-ve-turculuk/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s